Powered by ZigaForm version 3.9.7

AKUPUNKTUR

Akupunktur tedavisi ile kaybedilen kilolar tekrar geri alınır mı?

Kiloların geri alımı konusu söz konusu değildir. Çünkü hangi yöntem olursa olsun yapılan yanlış, genelde kiloların verilmesinin geçici bir süreç için olduğu inancıdır. Önemli olan nokta verilen kilolardan sonra vücudu yeni durumuna adapte etmek ve alıştırmaktır. Bu da ‘’koruma tedavisi’’ dediğimiz program ile gerçekleşmektedir. Kişilerin vermiş oldukları kiloların miktarı ile orantılı bir ‘’koruma programı’’ uygulanmaktadır. Yeni kilosuna vücut adeta alıştırılıyor ve bunu uygulayan kişiler şok şeklinde kiloları geri almamaktadır.

Akupunktur tedavisinin veya uygulamasının yan etkileri var mıdır?
Vücuda dışardan herhangi bir kimyasal madde verilmediği için kesinlikle doğal bir tedavi yöntemidir ve hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır.  Uygulanmadığı üç durum vardır:
  • Emziren anneler (ilk 6 ay)
  • Radyoterapi ve kemoterapi görmekte olan kanser hastaları
  • Kalbine pace-maker (kalp pili) takılmış olan kişiler. 
Bunların haricinde herkese uygulanabilir.
Akupunktur tedavisini kimler uygulayabilir? Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda bir kontrol ve yaptırım uygulaması var mı?

Türkiye’de akupunktur tedavisi uygulayabilmek için öncelikle Tıp veya Diş Hekimliği Fakültesi mezunu ‘’hekim’’ olmak gerekmektedir. Fakat Sağlık Bakanlığı buna da bir kural ve uygulama getirmiş durumdadır. Sağlık Bakanlığı tarafından verilmiş olan ‘’Uygulama ve Yetki Belgesi ve Sertifikası’’ bulunan hekimler bu uygulamayı yapabilirler.

Akupunktur uygulamasında yaş sınırlaması var mıdır?

Akupunktur tedavisi tamamen doğal, kimyasal madde içermeyen bir uygulama olduğu için her yaşta uygulanabilir.

Akupunktur tedavisinin yan etkisi var mıdır?

Hijyenik ve kurallar çerçevesinde yapılan tedavilerin hiçbir yan etkisi yoktur.

Akupunktur uygulamasında, iğneyle mi yoksa lazer akupunktur olarak mı yapılacağına nasıl karar verilmektedir?

Akupunktur uygulaması, klasik vücut akupunktur iğneleri, kalıcı kulak iğneleri gibi kılcal iğnelerle uygulanabildiği gibi, iğne korkusu olanlarda (genellikle çocuklar) lazer akupunktur tedavisi de kullanılabilir.

Hamileler içi akupunktur tedavisi uygun mudur?

Toplumumuzda, akupunktur konusunda bazı yanlış kanılar mevcuttur. Akupunktur tedavisi tamamen yan etkisiz ve doğal bir tedavi metodu olmasına rağmen, “Hamilelikte akupunktur tedavisi uygulanmaz’’ önyargısı devam etmektedir. Oysa bu yanlış kanının yerleşmesinin nedeni, hamile kalan kadınların, kilo fazlası olan normal kişiler gibi, akupunktur tedavisi ile birlikte zayıflamak için uygulanan sert diyet ve beslenme programlarını edememeleridir. Uygun bir beslenme programı ile, kilo kontrolü için akupunktur tedavisi hamilelik döneminde, ne anneye nede bebeğe zarar verir.

AKUPUNKTUR

Akupunktur, vücut yüzeyindeki bazı nokta veya noktaların iğnelenmesi ile hastalıkları önlemeyi ve tedavi etmeyi amaçlayan bir tedavi yöntemidir. Vücuttaki enerji dengesinin sağlanması esasına dayanan ve vücudun savunma mekanizmalarını uyararak tedaviyi gerçekleştiren etkili ve bilimsel bir yöntemdir. Akupunktur latince bir kelime olup, iğne anlamına gelen acul ile delmek, iğnelemek anlamına gelen punctura kelimelerinden türemiştir. Batı dillerinde acupuncture olarak kullanıma girmiştir.

 

Tarihsel Gelişimi

Akupunktur M.Ö. 1000’li yıllarda Çin’de uygulanmaya başlanmıştır. M.Ö. 1000 yıllarında Shang Hanedanı zamanının arkeolojik bulguları arasında akupunktur iğnelerine rastlanmıştır. Hatta akupunkturun başlangıcının taş devrine dayandığı iddia edilmektedir. Tedavide bian (Çince taş anlamına gelir) adı verilen taşların bronz çağına kadar kullanıldığı, bronz ve demir çağında ise metal iğnelerle tedavi yapıldığı iddia edilmektedir.

Türkler’in akupunkturu Orta Asya’da yaşadıkları dönemden beri bildikleri ve uyguladıkları iddia edilmektedir. İbn-i Sina 1100 yıllarında enerji kanalları veya meridyenlerinden bahsetmiş, nabız muayenesi ile hastalıkların teşhislerini anlatmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 1974 yılında, TC Sağlık Bakanlığı ise 1991 yılında akupunkturu bilimsel bir tedavi yöntemi olarak kabul ederek, hangi hastalıkların tedavisinde kullanılacağını belirlemişlerdir. Ülkemizde 1991 yılında çıkarılan yönetmelik, 2002 yılında revize edilmiş, daha sonra 2014 yılında çıkarılan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği’nde diğer 14 yöntemle beraber tekrar güncellenmiştir.

 

Nasıl yapılır?

İnsan vücudundaki 14 ana meridyen üzerindeki (ekstra meridyenler de vardır) 361 akupunktur noktasına çelik, altın ya da gümüşten yapılmış çeşitli kalınlık ve uzunluktaki tek kullanımlık steril iğnelerin hekim tarafından uygulanması şeklinde yapılır. Genel olarak iğneler girerken hissedilir ve ağrısız kabul edilir. Çeşitli durumlarda hafif ağrı hissi duyulabilir. Hekim hastayı değerlendirdikten sonra akupunkturun tedavi yaklaşımına göre ilgili bölgeleri iğneler. Standart bir uygulaması yoktur ve aynı hastalığa sahip farklı kişilerde farklı noktalar iğnelenebilir.

 

Hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?

WHO ilk kez 1974 yılındaki Filipinler Toplantısı’nda akupunktur ile tedavi edilebilen hastalıklar listesi yayınladı. Daha sonra 1994 yılında İtalya’daki toplantısında bu listeyi güncelledi. Akupunktur aşağıdaki hastalıkların tedavisinde ve tedaviye destek olmak amacıyla kullanılabilir:

– Sırt ve bel ağrıları 

– Boyun ağrısı

– Siyatik

– Tenisçi dirseği

– Gonartroz (Diz kireçlenmesi)

– Omuzun periartriti

– Trigeminal nevralji

– Baş ağrıları

– Migren

– Sinüzit

– Gerilim ve boyun kireçlenmesine bağlı baş ağrıları

– Dental ağrılar (Diş ağrıları)

– Temporo-mandibüler eklem (Çene eklemi) disfonksiyonu

– Romatoid artritis 

– Operasyon sonrası ağrıları

– Doğum indüksiyonu

– Bebeğin anne karnındaki malpozisyonunun düzeltilmesi

– Gebelik bulantı ve kusmaları

– Felç (İlk 3–6 ay içinde)

– Esansiyel hipertansiyon

– Renal kolik

– Lökopeni

– Radyasyon ve kemoterapi yan etkilerinin tedavisinde 

– Alerjik rinit

– Akne vulgaris

– Alkol bağımlılığı ve detoksifikasyonu

– Facial paralizi (Yüz felci)

– Astım bronşiale

– Kanser ağrılarında

– Kolesistit (Safra kesesi iltihabı)

– Kolelitiasis (Safra kesesi taşı)

– Stres 

– Panik atak

– Depresyon

– Akut epigastralji

– Peptik ülser

– Abdominal ağrılar

– Fibromiyalji ve tendinitis

– Gut artriti

– Uykusuzluk

– Doğum ağrısının azaltılması

– Süt eksikliği

– Obezite

– Morfin, kokain  bağımlılığı

– Osteoartritis

– Burger (Trombo-anjitisobliterans) hastalığı

– Polikistikover sendromu (PCO)

– Premenstrüel sendrom

– Kronik prostat iltihabı

– Pruritus

– Raynaud sendromu

– Tekrarlayıcı üriner enfeksiyonlar

– İdrar retansiyonu

– Nikotin bağımlılığı – Sigara bırakma tedavileri

– Ülseratif kolit

– Spastik kolon

– Ürolithiasis

– Boğmaca

– Erkek seksüel bozukluğu (İktidarsızlık) (Organik olmayan)

– Meniere hastalığı

– Post herpetik ağrılar 

– Tip 2 diabetesmellitus (Şeker hastalığı)

– Kulak ağrıları

– Epistaksis

– Kadın infertilitesi (Kısırlık) (Organik bulgusu olmayan)

– Bilier kolik

– Primerdismenorhea

 

Soru, istek ve görüşlerinizi bize iletebilirsiniz !

Tel_1 : +90 370 712 01 23

 

 

Emek Mahallesi, Aykaç Apartmanı, Muradiye Cd. D:9/2, 78600 Safranbolu / Karabük

 

1 + 12 =