Powered by ZigaForm version 3.9.7.3

NÖRALTERAPİ

Herkese uygulanabiliyor mu?

Bebekler de dahil olmak üzere tüm yaş gruplarında, emziren kadınlarda ve hamilelerde uygulanabiliyor. Bebeklerin gaz sorunlarının giderilmesinde enjeksiyon yerine lazer uygulamaları yapılıyor. 

Uygulamalarda çok ağrı hissediliyor mu?

Normal bir iğne uygulamasından daha fazla ağrı hissedilmiyor. Eğer hasta isterse uygulama yapılacak bölgeye soğutucu sprey sıkılabiliyor. Hastalar uygulamanın ardından günlük yaşantılarına devam edebiliyor. 

Tedavi, kullanılan diğer ilaçlarla etkileşime giriyor mu?

Düzenli ilaç kullanan tansiyon, diyabet gibi hastalıkları bulunan hastaların nöralterapi tedavisi almalarında bir sakınca görülmüyor. İlacı kesmek ya da dozunu değiştirmek gibi bir zorunluluk da ortaya çıkmıyor. Nöralterapinin herhangi bir yan etkisi bulunmuyor. 

Seanslar ne kadar sürüyor?

Süre ve uygulama sıklığı, hastalığa ve kişiye göre değişiyor. Toplamda en az 3, en fazla 10 seans uygulanıyor. İlk seanslarda, seansların arası daha yakınken, sonrasında süre uzuyor. Seanslar yaklaşık 20 dakika sürüyor. 

İyileşme ne zaman fark edilir?

Nöralterapi tedavisinin etkileri, ilaçlı enjeksiyonlara göre daha yavaş ortaya çıkıyor. 

NÖRALTERAPİ

Nöralterapi 1920’li yıllarda Huneke soyadını taşıyan iki Alman doktorun daha önceleri uygulanan ancak unutulmaya yüz tutmuş, lokal anestezi ile ağrı ve hastalıkların tedavisi için, dokulara, otonomi gangliyonlara, sinir bölgelerine, akupunktur noktalarına, skarlara ve tetik noktalarına lokal anesteziklerin enjeksiyonu ile uygulanan bir tedavi yöntemidir.

Nöralterapi de lokal etkisinin yanı sıra, nöral, hormonal, hücresel ve psişik olarak sistemik etkiler de görülmektedir.

 

Nöralterapi Tarihçesi

1843’te lokal anestezik olarak kullanılan kokainin etkisi ve tedavi edici etkilerinden Koller tarafından bahsedilmesi ile lokal anesteziklerin tedavide kullanılabileceği fikri orta çıkmıştır. 1906’da G. Spiers, bir lokal anestezik olan novokain ile yaraların daha hızlı ve düzgün iyileştiğini gözlemiştir. 1925’te novokain ile gangliyon stellatum blokajı denenmiştir. 1925’te Alman fizyolog Von Hering, nöralterapinin etki ettiği nörovejetatif sistemin geleceğin tıbbının en önemli öğelerinden biri olacağını ifade etmştir.

1926 yılında Ferdinand Huneke, novokainin istemeden damar dışına taştığı bir intravenöz uygulama sonrasında hastanın kronik migreninin iyileştiğini görmüştür. Daha sonra hekim olarak kardeşi ile migrenini bir türlü geçiremedikleri kız kardeşlerine romatizmal hastalıklar için önerilen bir ilaç kombinasyonunu damardan uyguladıklarında, kız kardeşlerinin daha ilaç bitmeden ani olarak ağrılarının geçtiğini, neşeli ve mutlu bir hale geldiğini gözlemlemişlerdir. Bu durumu araştırdıklarında yanlışlıkla intravenöz yolla uygulanan değil, intramüsküler yolla uygulanan uygulanan ilaç formunu enjektöre çektiklerini, bu formun damardan uygulanan formdan farklı olarak prokain içerdiğini fark etmişler. İlaç daha emilmeden gerçekleşen iyileşmenin ise ilacın damarı çevreleyen sinir ağına etkisi ile ortaya çıktığını keşfetmişlerdir. Huneke kardeşler nöralterapinin temeli atarken, basit hata ve tesadüflerin olumlu sonuçlarını inceleyerek tıbbın yeni bir uygulama alanını geliştirmişlerdir. 3 yıllık çalışma ve deneylerini “Lokal Anesteziklerin Alışılmamış Uzak Etkileri” adı altında tıp dünyasına sunmuşlardır. 1940 yılında F. Huneke sağ omuz ağrısını prokain iyileştiremediği bir hastasında, hastanın çocuklukta geçirdiği sol ayak bileğinin olduğu taraftaki kemik iltihabı bölgesinin ağrıdığını görmüş ve bu bölgeye prokain uyguladığında hastanın ters taraftaki omuz ağrısının geçtiğini gözlemlemiştir. Bunlardan son Dr Huneke nöralterapinin babası olarak kabul görmüş ve bozucu alan kavramı nöralterapiye girmiştir.

Histopatolog Dr Rickers hastalıkları oluşturan dış uyaranların hücreden önce sempatik sinir sonlanmalarında frekans ve amplitüd değişikliği yaptığını ortaya koymuştur.

Viyana’da bir grup araştırmacı (Prof Dr F. Hopfer önderliğinde Prof Harrer, Prof Fleischacker, Prof Kellner ve Prof Pischinger) hastalıkların temel vejetatif sisteme ait sorunlardan kaynaklandığını ve hücre-çevresel sistem ( cell environment system) etkileşimini ispatlamışlardır. Bu teori yakın zamanlarda Prof Pischinger ve Prof Heine tarafından geliştirilmiş ve “ Temel sistem (matriks) teorisi olarak adlandırılmıştır.

Nöralterapi günümüzde başta Avrupa ülkeleri olmak üzere ağrı ile uğraşan hekimlerin ilk tedavi tercihi olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Nasıl yapılır?

Serum fizyolojik ile seyreltilmiş prokain veya lidokain adlı lokal anesteziklerin dokulara, otonomi gangliyonlara, sinir bölgelerine, akupunktur noktalarına, bozucu alanlara ve tetik noktalara enjeksiyonu ile yapılır. Bazen sadece serum fizyolojik enjeksiyonuyla da yapılabilir. Amacı enjeksiyon yapılan bölgede sinir sistemini uyarmaktır. Hastanın öyküsünün alınmasının ve muayenesi edilmesinin nöralterapi yaklaşımına uygun ve titizlikle yapılması enjeksiyon yapılacak bölgeleri seçmek için önemlidir. Standart bir tedavi uygulaması yoktur. Aynı hastalığa sahip farklı kişilerde farklı bozucu alanlar tespit edilebileceği için farklı noktalara enjeksiyonlar yapılabilir. Enjeksiyonlar sırasında bir miktar ağrı duyulur ve enjeksiyon bitince bir ağrı duyulmaz.

Hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?

1- Migren ve baş ağrılarının tedavisi

2- Boyun, sırt ve bel ağrıları gibi kas kökenli ağrıların tedavisi

3- Bel ve boyun fıtıklarında ağrının giderilmesi

4- Eklem hastalıkları (menisküs yırtılması, eklem içindeki sıvının azaltılması, sporcu yaralanmaları)

5- Sinir basısına bağlı oluşan ağrıların tedavisi

6- Romatizmal hastalıkların tedavisi

7- Allerjik astım ve allerjik rinit gibi allerjik kökenli hastalıkların tedavisi (bağışıklık sistemindeki denge bozukluğu)

8- Tiroid hastalıklarının tedavisi

9- Menapoz sıkıntılarının giderilmesi

10- Adet düzensizlikleri ve şiddetli adet sancılarının tedavisi

11- Hormonal bozukluğa bağlı üreme sorunları

12- Kronik tonsillit (geçmeyen boğaz iltihabı) tedavisi

13- Kronik sinüzit tedavisi

14- Fibromyalji (yaygın kas ağrıları), devamlı yorgunluk hissi ve halsizlik tedavisi

15- Depresyon ve panik atak gibi ruhsal hastalıkların tedavisi

16- Kronik kabızlık tedavisi

17- Bağırsak hastalıklarını tedavisi (irrtabl kolon sendromu, ülseratif kolit ve crohn)

18- Yüz felci tedavisi

19- Trigeminal nevralji tedavisi

20- Spor yaralanmaları tedavisi

21- Vücudun toksinlerden arındırılması

22- Anti-aging (yaşlanmanın önlenmesi)

Soru, istek ve görüşlerinizi bize iletebilirsiniz !

Tel_1 : +90 370 712 01 23

 

 

Emek Mahallesi, Aykaç Apartmanı, Muradiye Cd. D:9/2, 78600 Safranbolu / Karabük

 

9 + 12 =