Powered by ZigaForm version 3.9.7

OZON TEDAVİSİ

OZON TEDAVİSİ

Ozon üç tane oksijen atomunun birleşmesiyle oluşan, renksiz ve keskin kokulu bir gazdır. Atmosferin stratosfer tabakasında bulunur ve güneşin zararlı ışınlarından dünyayı koruyarak canlılığın devam etmesine ve iklimlerin oluşmasına katkı sağlar.

Ozon gazı oksidasyon gücü çok yüksek olan bir gazdır ve bilinen en kuvvetli dezenfektandır. Oksidasyon kuvveti ile bakterileri, virüsleri ve mantarları tahrip eder. Klorun dezenfeksiyon kuvvetinden 3125 kez daha kuvvetli bir dezenfeksiyon sağlar. Kararsız bir molekül olduğundan dezenfeksiyon işini yaptıktan hemen sonra canlılara bir zararı olayan oksijen molekülüne dönüşür, artık ve atık bırakmaz.

Tıpta ozon dezenfeksiyon yöntemleri dışında ozon tedavisi için de kullanılmaktadır. Ozon tedavisinin sistemik olarak hemostazı onarıcı etkileri aşağıdaki şekilde açıklanmaktadır:

  • Kanın oksijen taşıma fonksiyonunun artırılması ve düzenlenmesi
  • Pro- ve anti-antioksidan sistemin düzenlenmesi
  • Mikrodolaşım ve periferik kan dolaşımının düzenlenmesi
  • Kan pıhtılaşmasının azaltılması
  • Kan üretiminin uyarılması
  • Karbonhidrat, protein ve lipit metabolizmasının düzenlenmesi
  • Biyolojik aktif maddelerin üretiminin artırılması
  • Bağışıklık sisteminin düzenlenmesi (düşük dozlarda bağışıklığı güçlendirme ve yüksek dozlarda bağışıklığı baskılama)
  • Ağrı kesici etkisi
  • Detoksifikasyon etkisi

Ozon Tedavisinin Tarihçesi

Ozon 1800’lü yıllardan beri tıpta kullanılmaktadır. Kronolojik olarak ozon tedavisinin gelişimine bakarsak:

  • Ozonun ya da oksijenli suyun yararları ilk kez İsviçre’de 1840 yılında Alman Kimyacı Christian Schönbein tarafından keşfedilmiştir.
  • 1856 yılında ameliyathanelerde dezenfeksiyon amacıyla kullanılmıştır.
  • 1860’da Monaco’da suların ozonla temizlenmesine başlandı. Ozon’un bakterileri ve virüsleri öldürmesinin yanı sıra kötü koku ve tadı da ortadan kaldırdığı görüldü.
  • 1900 yılında Nicola Tesla, ilk ozon jeneratörünün patenti aldı. 1902’de H.J. Clarke ozonu anemi, kanser, diyabet, influenza ve morfin zehirlenmesinde kullandı.
  • 1915’te Dr Albert Wolf, 1. Dünya Savaşı’nda kangren ve yaraları ozonla tedavi etti.
  • 1926’da Dr Otto Warburg Berlin’de kanserin hücre düzeyinde oksijen azlığından meydana geldiğini bildirip, bu saptaması ile 1931 ve 1944 Nobel Ödülleri’ni aldı. Bu alandaki ödülü arka arkaya 2 kez alan tek kişi olarak tarihe geçti.
  • 1957’de Dr J. Hansler kendi medikal ozon jeneratörü patentini aldı.
  • 1961’de Hans Wolf’un tanıttığı majör ve minör otohematerapi teknikleri kullanılmaya başlandı.
  • 1977’de Dr Renate Viebahn ozonun vücuttaki etkilerinin teknik olarak açıkladı.
  • 1979’da Dr George Freibott ilk HIV (+) hastayı ozonla tedaviye aldı.
  • 1980’de Dr Horst Kief, ozonla HIV tedavisinde başarı kazandığını öne sürdü.
  • Ozon 1992 yılından beri Rusya’da yanık tedavilerinde kullanılıyor.
  • 1998’den beri Türkiye’de çeşitli hastanelerde, polikliniklerde ve muayenehanelerde ozon kullanılmaktadır.
  • 2014 yılında T.C. Sağlık Bakanlığı Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği’ni hazırlayarak Ozon Tedavisi’nin diğer 14 uygulama ile ozon tedavisi konusunda sertifikalı hekim tarafından ruhsatlı ünite ve merkezlerde yapılabileceğinin belirtmiştir.

 

Nasıl yapılır?

 Ozon tedavisi, ozon ve kan karışımı, ozon ve oksijen gaz karışımı, ozonlu kristaloid solüsyonlar şeklinde parenteral ve lokal olarak uygulanabilmektedir.

Majör Otohematerapi: Steril tek kullanımlık ozona dayanıklı materyallerle hastadan kapalı bir sisteme (ekstrakorporal) 50 ile 100 ml arası kan alınır ve bu kan hekimin uygun gördüğü dozda ozonla karıştırılır. Kan ve ozon karışımı tıpkı bir kan nakli gibi hastaya geri verilir. En düşük riskli ozon uygulaması olarak görülür.

Minor Otohematerapi: Uygun şekilde karıştırılmış kan ve ozon karışımı damar içine, kas içine, deri altına, eklem içine, eklem bölgelerine, sinir bölgelerine, kemik içine vb uygulanabilir.

 Rektal Uygulama: Rektal bir katater vasıtasıyla uygun doz ve miktarda ozon gazı uygulanır. Majör Otohematerapi ile benzer etki gösterir. Ozon ve distile su karışımı da rektal yolla uygulanarak yıkama da yapılabilir.

Torbalama Yöntemi: Ozona dayanıklı bir torba ile nemli bir yara ya da bölge sarılarak ozon gazı verilmesi esasına dayanır.

Ozon Lipoliz: Bölgesel yağlanma olan yerlere ozon ve oksijen gaz karışımının uygulanması şeklinde yapılabilir.

Enteral Uygulama: Ozonlu distile suyun içilerek ya da ozon ve oksijen gaz karşımının bir katater vasıtasıyla uygulanmasıdır.

Eklem İçi Uygulama: Ozon ve oksijen karşımı, ozon ve kan karışımı ya da PRP gibi otolog uygulamaların ozonlanarak eklem için gerekli ise görüntüleme eşliğinde uygulanmasıdır.

Ozon Kupa Uygulaması: Vücudun küçük bölgelerine kupa çekme yöntemi ile düşük basınç altında ozon ve oksijen ozon karşımı uygulanmasıdır.

 Topikal Uygulama: Ozonlu krem, solüsyon ya da yağların ilgili bölgeye sürülerek uygulanmasıdır.

Bunlar dışında ozonun ülkemizde ve dünyada çeşitli uzmanlık dallarına özel ve farklı uygulamaları bulunmaktadır. Ozonun damar içine gaz karışımı şeklinde uygulaması sağlık riskleri nedeniyle yapılmamalıdır.

Kişisel hijyene yönelik sebeplerle ozon sauna işlemini kliniğimizde uygulamıyoruz. Serum fizyolojik ozonlama ve damar içinden uygulama işlemini de halen bilimsel ortamlardaki tartışmalar sonlanmadığı için uygulamıyoruz. Ozonun yüksek dozda solunması sağlık risklerine yol açtığından solunum yolu üzerinden bir ozon uygulaması yapmıyoruz.

Ozon tedavileri sırasında enjeksiyona ve damar yolu açılmasına bağlı hafif ağrı hissedilebilmektedir. Bu durum uygulamaya göre değişmektedir.

Uygulamalarımızda yalnızca ozona dayanlıklı özel tek kullanımlık steril materyaller ve tek kullanımlık steril cam şişeler kullanmaktayız.

Ozon tedavisi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır? 

  • Enfektif ve iyileşmeyen yaralar
  • Osteomyelit (kemik iltihabı)
  • Diyabetik ayak
  • Kalın bağırsak cerrahisi öncesi ve sonrasında
  • Onkolojik hastalıklarda
  • Periferik dolaşım bozukluklarında
  • Enfektif artritlerde
  • Akut olmayan arteriyel dolaşım bozukluklarında
  • Diyabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)
  • Allerjiler ve Astım
  • Kronik böbrek ve idrar yolu hastalıkları
  • Kronik sindirim sistemi hastalıkları
  • Kronik karaciğer hastalıkları
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
  • Enfektif kadın hastalıkları
  • Gebelik hastalıkları (kliniğimize gebe hasta kabul edilmemektedir)
  • İnme sonrası rehabilitasyon sürecinde
  • Migren ve diğer baş ağrıları
  • Serebrovasküler yetmezliğin kronik formları
  • Multiple Skleroz (MS)
  • Bel, boyun ve sırt ağrıları
  • Sivilceler
  • Herpes enfeksiyonları
  • Çeşitli cilt hastalıkları
  • Psöriyazis (Sedef hastalığı)
  • Bölgesel yağlanma
  • Saç dökülmesi

Soru, istek ve görüşlerinizi bize iletebilirsiniz !

Tel_1 : +90 370 712 01 23

 

 

Emek Mahallesi, Aykaç Apartmanı, Muradiye Cd. D:9/2, 78600 Safranbolu / Karabük

 

2 + 6 =